ENES KANLI – Suudi Arabistan, Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) ve Bahreyn’in Doha’daki büyükelçilerini çekme kararında belirleyici faktörün “Mısır” olduğu ifade ediiliyor. Uzmanlar, yaşanan gerilimin, siyasi, ekonomik ve askeri alanda entegrasyon hedefleyen Körfez İşbirliği Konseyi (KİK) ülkelerinin aleyhine sonuçlar vereceği uyarısında bulunuyor.
Körfez bölgesinin başlıca gündem maddesi halinde gelen ve KİK bünyesinde daha önce tanık olunmayan diplomatik krize yol açan kararın nedenleri ve muhtemel gelişmelere ilişkin AA muhabirinin sorularını yanıtlayan Katarlı yazar ve dış politika uzmanı Abdulaziz Mahmud, büyükelçilerinin çekilmesinin arkasındaki asıl sebebinin Mısır olduğunu savundu. Suudi Arabistan ve BAE’nin darbe sonrasında Mısır ekonomisine milyarlarca dolar yardımda bulunmasına rağmen istikrarı sağlayamadıklarına değinen Mahmud, Katar’ın Mısır’daki darbe, El-Cezire kanalının yayınları ve Hamas konusunda izlediği politika nedeniyle hedef tahtasına konulduğunu öne sürdü.
“KİK dağılabilir” uyarısı
Büyükelçilerin çekilmesine karşın Katar’ın bölgesel meselelerle ilgili tavrını değiştirmeyeceğine inandığını söyleyen Mahmud, gerilimin tırmanması halinde “KİK projesinin tamamen sona ereceği” uyarısında bulundu.
KİK’in önünde iki seçenek bulunduğunu vurgulayan Mahmud, “KİK, karar alma mekanizmalarında köklü reformlar yapacak ya da tamamıyla dağılacak. Başka ihtimal yok, bu şekilde devam edemez. Görüşlerinizi başka bir ülkeye dayatarak bu oluşumu sürdüremezsiniz” ifadelerini kullandı. Körfez bölgesinde ortak vize rejimi, askeri, iktisadi ve siyasi entegrasyon hedefiyle oluşturulan KİK’in, kuruluşundan bu yana vaadettiği projeleri uygulamada eksik kaldığı eleştirisinde bulunan Mahmud, “Konsey’in, üye ülkelerin vatandaşları için başardığı tek şey, havalimanlarında pasaport kontrollerinde KİK vatandaşları için ayrılan kısım. İşte bu kadar” diye konuştu. Mahmud, başta Körfez bölgesindeki “Körfez Koruma Kalkanı” adı verilen ortak savunma gücü olmak üzere KİK’in gerçekçi bir proje üretemediği eleştirisinde de bulundu.
Mahmud, şöyle devam etti: “KİK vatandaşlarını ortak kaderleri birleştiriyor. İçimizden birine gelecek tehdit tüm Körfez halklarını tehlikeye atacak. Hükümetlerin kendi aralarında ne sorunları olursa olsun, Körfez halkları olarak aynı kaderi taşıyoruz. Suudi Arabistan sorun yaşamaya başlarsa, hepimiz sorun yaşarız.”
“Yumuşak güç”
Katar’ın, El-Cezire kanalı, yabancı yatırımlar ve bölgedeki ihtilaflı gruplar arasında üstlendiği arabulucuk rolüyle sergilediği “yumuşak gücün” bazı ülkeler tarafından kabullenilemediğini savunan Mahmud şunları kaydetti: “Eğer Katar’ın rolünü başka ülkeler de üstlenebilirse çok huzurlu bir hayatımız olur. Örneğin Suriye’deki krizin çözümü konusunda ortak bir vizyon yok. Her gün yüzlerce insan ölüyor. Irak, Lübnan, Ürdün ve Türkiye’de milyonlarca insan çadırlarda yaşıyor ama kimse bir şey yapmak istemiyor. Bu çok talihsiz bir durum.”
Katarlı yazar Mahmud, büyükelçilerin geri çekilmesi kararına gerekçe olarak gösterilen güvenlik anlaşmasına da eleştiriler yöneltti. Katar’ın imzaladığı ancak fiili olarak uygulamadığı anlaşmanın, “herhangi bir KİK vatandaşı veya KİK bölgesinde yaşayan bir yabancı uyruklunun, talep edilmesi halinde KİK içinde ikinci bir ülkeye teslimini öngördüğünü belirterek şöyle devam etti:
“Örneğin BAE aleyhinde bir makale yazsam, BAE kendilerine teslim edilmemi isteyebilir. Herhangi bir yasal gerekçe göstermeleri de gerekmiyor ve adil bir yargılanma için güvence yok. Zaman sınırlaması yok, kamuya açık bir dava olması mümkün değil. Katar, ‘eğer bu anlaşmayı uygulamaya geçirmemizi istiyorsanız tüm bunlar için geçerli bir açıklamanız olması gerekiyor’ dedi. İnsanları sadece diğer ülkeler talep ediyor diye oraya gönderemezsiniz. Katar bu anlaşmayı reddetti. Suudi Arabistan ve BAE ise Katar’a anlaşmayı uygulaması için baskı yapmaya çalıştı. Düşünün, ‘Rabia işareti yaptığım bir fotoğrafımı paylaşsam, BAE’ye veya Müslüman Kardeşler karşıtı herhangi bir ülkeye teslim edilip, sınırsız olarak hapse atılabilirim.”
“Körfezdeki gerilim bölge ülkelerinin yararına olmaz”
El-Arab gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Abdullah bin Hamad El-Esbe de büyükelçilerin çekilmesinin arkasında Katar’ın Mısır’daki darbe karşısında izlediği politikanın bulunduğunu söyledi.
Katar’ın, Mısır konusunda “ordu, İhvan ve darbe karşıtları arasında arabulucuk yapılmazsa, Mısır’ın istikrara kavuşamayacağı” inancında olduğunu söyleyen Esbe, “Mısır’daki generaller, yapılan milyarlarca dolar yardıma rağmen 8 aydan bu yana ekonomik tabloyu düzeltemediler. Katar’ın yanlarında yer almasını istiyorlar. Katar’ı Mısır’daki başarısızlığın sorumlusu olarak göstermek istiyorlar” diye konuştu.
Esbe, BAE’nin bir önceki büyükelçisinin görevini tamamlayıp ülkesine dönmesinin ardından, Doha’da Katar Emiri’ne güven mektubu sunmuş yeni bir büyükelçi bulundurmadığını hatırlatarak, “Merak ediyorum, resmi anlamda tanınmış bir büyükelçileri olmamasına rağmen nasıl büyükelçilerini çektikleri kararını açıklayabiliyorlar? Bizim burada asıl önemsediğimiz Suudi Arabistan’ın duruşudur. Doha ve Riyad’ın Mısır konusundaki fikir ayrılıklarına bir çözüm bulacağına eminim” diye konuştu.
Bölgedeki gerilimin Katar veya Suudi Arabistan’a fayda getirmeyeceğini ifade eden Esbe, “Suudi Arabistan, bizim asıl önemsediğimiz ülke. Ben bir analist olarak BAE’nin rolünü önemsemiyorum. Bahreyn’in bölgedeki rolü de önemsenebilir değil, kendi içinde birtakım sorunları var. Katar, Bahreyn’in daha istikrarlı bir ülke haline gelmesi için yardım etmeye her zaman hazır. Bahreyn bence kendi iç sorunları varken başka ihtilaf aramamalıdır” ifadelerini kullandı.
Esbe, KİK içindeki son yıllarda sıkça dile getirilen ortak para birimi projesine BAE’nin karşı çıktığını belirterek, Katar’ın Suudi Arabistan’ın ortak para birimi girişimini başından beri desteklediğini aktardı.
“Bu sorun umarım bizi birbirimize daha da yakınlaştırır ve fikir ayrılıklarına saygı duymamızı sağlar” ifadelerini kullanan Esbe, sözlerini şöyle tamamladı:
“Suudi Arabistan’ın kendine has bir rolü var. Suudi Arabistan’ın bölgedeki rolünü etkilemeden Katar da kendi rolünü oynayabilir. Suudi Arabistan, Katar’la bir sorun yaşamak yerine Doha’nın bölgedeki yumuşak gücüne katkı sağlayabilir. Şunu da gördük ki, Katar Suriye’deki devrim konusunda bazı Körfez ülkelerinin aksine Suudi Arabistan’ın yanında yer aldı.”
Kaynak: AA
Ekleme Tarihi: 09.03.2014 13:46, Son Güncelleme: 09.03.2014 13:47