The Economic Insight’ın Körfez Ülkeleri İşbirliği üyesi (Suudi Arabistan,Katar,Bahreyn,Umman ve B.A.E) ülkelerinin yanı sıra Mısır,Irak,İran,Lübnan ve Ürdün’ü kapsayan araştırmasına göre Ortadoğu’da uzun dönemden beri yaşanan nüfus artışı gelecek dönemde adeta bir nüfus patlamasına dönüşmüş olacak. Hazırlanan rapora göre bu nüfus artışı beraberinde bir çok ekonomik fırsatı da getirecek.
ORTADOĞU BATI’DAN AÇIK ARA ÖNDE
1990’dan 2010 yılında kadar Ortadoğu’da nüfus ortalama %52 oranında artarken aynı dönemde tüm dünyanın nüfus artış ortalaması sadece %29 kadar gerçekleşti.
Bu yıllar arasında Suudi Arabistan,Irak,Umman ve Ürdün’de nüfus %50’den daha fazla artarken,Bahreyn,Katar’da nüfus eskiye oranla 2 kat daha fazla artış gösterdi. Bu dönemde Birleşik Arap Emirliklerinde ise nüfus tam 3 katına çıkarak adeta nüfus patlaması terimini hayata geçiriyordu.
Tüm bu rakamlara karşılık aynı dönemde Avrupa’da yaşanan nüfus artışı oranı ise sadece %2.5 olarak gerçekleşti. Bu inanılmaz artışın başlıca sarsıcı sonuçlarından biri ise tüm dünyanın demografik yapısının değişmiş olması. Şöyle ki nüfusunun %60’ı 30 yaşın altında olan Ortadoğu artık dünyanın en genç nüfusuna sahip bölge unvanı elinde tutuyor.
2030’DA ORTADOĞU’DA NÜFUS İKİ KATINA ULAŞACAK
Ortadoğu’daki bu nüfus artışının dünyanın diğer bölgelerine oranla daha hızlı artmaya devam edeceği ve 2030 yılında Ortadoğu’nun nüfusunun 1990 yılına göre tam iki katına ulaşması düşünülmekte. 2010 itibariyle 241 milyon olan Ortadoğu nüfusu %33 artışla 2030 yılında 319 milyona çıkacağı tahmin edilmekte. Ortadoğu’nun aksine bugün gelişmiş ekonomilere sahip olan Japonya ve Avrupa ülkelerinde ise nüfus artış hızının azalacağı bu yüzden de bu ülkelerin gelecekte nüfus problemlerinin yanı sıra ciddi ekonomik daralmalar yaşanacağı düşünülmekte.
EN FAZLA ARTIŞ IRAK VE MISIR’DA YAŞANACAK
2010 ile 2030 yılları arasında Irak’ın nüfusunun %75 oranında artarak 55 milyona,bölgede en büyük nüfusa sahip olan Mısır’ın nüfusunun ise %31 oranında artarak 106 milyona,bölgenin diğer yüksek nüfuslu ülkesi olan İran’ın ise nüfusu %14 gibi nispeten daha az bir artış oranı ile 84 milyona ulaşması öngörülüyor. Bölgede nüfus artış oranının en az olacağı ülke ise Lübnan. Lübnan’ın nüfusu sadece %11 oranında artarak 4.7 milyona ulaşması bekleniyor.
NÜFUS ARTIŞININ YARATACAĞI FIRSATLAR VE ZORLUKLAR
Ülkelerin nüfusu ile ekonomik gelişimi arasında var olan sıkı ilişkiye binaen Ortadoğu’nun da gelecek yıllar içerisinde bir çok fırsat ve zorluğu içerdiği yadsınamaz bir gerçek olarak karşımızda duruyor.
Artan nüfusun bir yansıması olarak yaşanacak olan talep artışı bu ülkelerde ekonomik canlanmanın ve gelişmenin başlıca etkeni olması beklenirken diğer yandan işsizlik mücadele için yeni istihdam olanaklarının oluşturulması,başta eğitim ve sağlık hizmetleri olmak üzere kamu harcamalarının artacak olması şimdiden planlamanın yapılması gereğini ortaya çıkarıyor.
Yüksek petrol gelirleri dolayısıyla ekonomik refaha ulaşmış olan Körfez Ülkeleri İşbirliği üyeleri artan nüfuslarını bir fırsata dönüştürme imkanına daha fazla sahipken diğer Ortadoğu ülkelerinin daha fazla çaba sarfetmeleri gereği apaçık ortadadır.
Esasında her ülkede olduğu gibi Ortadoğu ülkeleri de nüfuslarına ne kadar nitelik katabilirlerse o derece karşılıklarını alacaklardır. İyi eğitilmiş,rekabet gücü yüksek,kendini her alanda geliştirmiş bir nüfus bölgenin süper güç olmasını sağlayabileceği gibi aksi durumda işsizliklerin ve buhranların eksik olmadığı bir az gelişmiş coğrafyaya da sebep olabilir./TurkArabNews