Şems Mevlana buluşması ya da yorum savaşları

Bir okuyucum mektubunda ilginç bir olaydan söz ediyor.
“Konya’da geçtiÄŸimiz yıllarda, Celâleddin-i Rumî ile Åems’in ilk defa buluÅŸup görüştükleri yerin anısını sembolize eden ve camekân içinde kandil bulunan bir simge inÅŸa edildi. Bu kandilin önünde de o yerin anlamından bahseden bir metin var. Metindeki ifadeler şöyle:

“Meracel Bahreyn Kandili:
Büyük âlim ve mutasavvıf Hazret-i Muhammed Mevlana Celaleddin ile Hazret-i Åemseddin-i Tebrizî 30 Kasım 1244 günü Konya’da burada buluÅŸtular. Mevlana ile Åems’in ilk defa buluÅŸup görüştükleri bu yer Kur’an-ı Kerim’in Rahman Suresinin 19. ayetinden alınan ve “iki denizin buluÅŸtuÄŸu yer†anlamına gelen “Meracel Bahreyn†olarak adlandırıldı. Bu anıt, bu buluÅŸmanın anısına yeniden yapıldıâ€.

Bizler Konya’da yaÅŸayan arkadaÅŸlarımızla birlikte bu metnin deÄŸiÅŸtirilerek “Meracel Bahreyn†ifadesinin ve “Kur’an-ı Kerim’in Rahman Suresi’nin 19. ayetinden alınan ve iki denizin buluÅŸması†ifadelerinin kaldırılmasını talep ettik. Ancak bu konuda Konya BüyükÅŸehir Belediyesi Kültür İşleri Dairesi ile anlaÅŸmazlığa düştük. Hocam sizden istirhamımız; İslamî açıdan bu metindeki yaklaşımın, “Meracel Bahreyn†ifadesinin iki insanla ilgili sıfat olarak tanımlanmasının ve ayetten alınmıştır diyerek metne ilave etmenin hükmü nedir. Bizleri aydınlatırsanız seviniriz. Allah’a emanet olunuz. Sadık AğırbaÅŸlı, Konyaâ€.
Önce “meracel Bahreynâ€in, “iki denizin buluÅŸtuÄŸu yer†anlamına gelmediÄŸini söyleyelim.

Sonra, bu olay bana yıllar önce dinlediÄŸim Kuveytli bir Åiî vaizin, bu ayetleri yorumlamasını/tevilini ve bir de bir hadisi ÅŸerifi hatırlattı.
Önce vaizin yorumladığı bu ayetlerin Türkçe mealini vereyim:

“Birbirleriyle kavuÅŸmak üzere iki denizi salıverdi. Ama aralarında bir engel var, birbirlerine haksızlık edip geçmezler. Åimdi Rabbinizin hangi nimetini yalanlayabilirsiniz? Bu iki denizden inci ve mercan çıkar…†(55/19-22).
Vaiz bu ayetleri şöyle yorumluyordu:

“İki deniz Ali ve Fatıma’dır. Aralarındaki birbirlerine haksızlık etmelerine engel, Hz. Muhammed’ir. Bu iki denizden çıkan inci ve mercan ise Hasan ve Hüseyin’dir…â€.

Kuranı Kerim’i anlama usulü açısından bizim sıkça söylediÄŸimiz bir husus vardır: Allah Kuranı Kerim’de on bir kez onu Arapça olarak indirdiÄŸini söylüyor. Bunun bir anlamı da ÅŸudur: Kuranı Kerim’in indirildiÄŸi dil olan Arapçanın ihtimal vermediÄŸi hiç bir mana ona yüklenemez. Yüklenirse sapmalar baÅŸlar. Herkes ondan kendi büyüğüne ya da ideolojisine iÅŸaretler çıkarmaya çalışır. Ve demiÅŸtik ki, İmam Hatipte okuduÄŸum yıllarda okulun kütüphanesinde bulduÄŸum, Cumhuriyetin kurulduÄŸu günlerde yazılmış bir kitapta görmüştüm; yazar Kuranı Kerim’de Atatürk’ün büyüklüğüne dair tam altmış iki ayetin bulunduÄŸunu iddia ediyor ve bu ayetleri sıralıyordu.

Siz de bu yolla Kuranı Kerim’e her fikri ya da her ÅŸahsı tebcil ettirebilirsiniz. Ama bu onun söylediÄŸi olmaz, sizin söylenmesini istediÄŸiniz olur.

Hadisi ÅŸerife gelince:
Ebu Saîd el-Hudrî anlatır: Bir gün mescitte oturmuÅŸ Allah Rasulü’nü bekliyorduk. O AiÅŸe’nin hücresinden çıkıp bize doÄŸru gelirken pabucunun bağı koptu. Ali koÅŸup onu tamir etmeye koyuldu. Bu arada Allah Rasül’ü geldi ve bize dedi ki: “Ben bugün nasıl Kur’an’ın indirilmesi sebebiyle savaÅŸmak zorunda kalıyorsam, sizin içinizde de yarın bir gün onun tevili sebebiyle savaÅŸmak zorunda kalacak birisi olacaktırâ€. Ebubekir ve Ömer, o ben miyim diye iÅŸaret ederlerken Allah Rasulü “hayır, o ÅŸu pabuç tamircisi olabilirâ€, dedi (Ahmed, Sahih).

Bu hadisi ÅŸerif Kuranı Kerim’in müslümanlar tarafından ideolojik yorumlara tabi tutulacağını ve bu baîd tevillerin savaşılmayı gerektirecek kadar ayrılıklara sebep olacağını gösteriyor. Gerçekten de Hz. Ali Haricîler, özellikle de Harurîlerle böyle yanlış yorumları sebebiyle savaÅŸmıştır. Ama ilginçtir ki, Åiîler daha sonra Hz. Ali’ye raÄŸmen, Kuranı Kerim’i Haricîlere rahmet okutacak ölçüde, ihtimallerinden uzak/baîd yorumlarla tevil etmiÅŸler ve halen de etmektedirler. Yine ilginçtir ki, Hz. Peygamber’in Müt’a Nikâhı’nı yasaklayan haberini halka ilk ilan eden de Hz. Ali’dir, ama Åiîler bugün onu da helal saymaktadırlar.

Sizin zikrettiğiniz meselenin bir de siyasi enstrümanlar bulma, ayrıca bugün kurulmaya çalışılan Hümanizm Dinine yeni bir peygamber ve yeni bir kitap arama yönü de olabilir. Bundan daha önce söz etmiştik.
Önceki semavî dinler de mecralarından hep böyle saptırılmıştı. Ne var ki, Allah son din olan İslam’ı koruyacak bir orta çizginin ve Rabbani âlimlerin hep bulunacağı sözünü de vermiÅŸtir.

Twitter@farukbeser

This entry was posted in TR and tagged by News4Me. Bookmark the permalink.

About News4Me

Globe-informer on Argentinian, Bahraini, Bavarian, Bosnian, Briton, Cantonese, Catalan, Chilean, Congolese, Croat, Ethiopian, Finnish, Flemish, German, Hungarian, Icelandic, Indian, Irish, Israeli, Jordanian, Javanese, Kiwi, Kurd, Kurdish, Malawian, Malay, Malaysian, Mauritian, Mongolian, Mozambican, Nepali, Nigerian, Paki, Palestinian, Papuan, Senegalese, Sicilian, Singaporean, Slovenian, South African, Syrian, Tanzanian, Texan, Tibetan, Ukrainian, Valencian, Venetian, and Venezuelan news

Leave a Reply